Conatus - Sayı 2 - Temmuz / Ekim 2004 - Emperyalizm, Yeni Emperyalizm, İmparatorluk

Dünyayı değiştirmek ya da somut durumun somut tahlili... Mesele varolanın göründüğü şekliyle ona bakmak, geçmişten gelen bildik kelamlarımıza onu uydurmak ve böylelikle kendi kendimizi doğrulamak değildir. Tersine, onu tüm olanaksızlıkları ve olanakları içinde yakalamak ve Demirguos’un teknesinde, vicdan ve onurdan damlayan terlerle düş tavında dövüp hayata bambaşka bir gerçeklik doğurmaktır...

Anlamak ve değiştirmek... Günümüzde tarih bizi ve bizim gibileri yanıltacak derecede, umulmadık semalara açılmış olabilir. Bugün bir birey için gelecek (kurmaca ya da değil) kendi tasarrufundan çıkmış ve küresel iktidara bağımlı hale gelmiştir. Artık insanlar, ancak diğerlerinden daha hızlı koştuklarında aynı yerde kalabilecekleri uçup giden şimdiki zamana hapsolmuşlardır. Zihinlerdeki geleceği kendinde hapseden ve sınıflar arası eşitsizlikleri kurmaca bir şekilde sıfırlayan ulus fikrinden de olmuşlardır. Değişen dünyada biliyoruz ki artık efendiler için yaşamı yeniden örgütleyecek yeni kimliklere ihtiyaç var – geleceği hapsedecek değil, şimdiden tabi kılacak. Ki o yüzden günümüz totalitarizminde, kapitalist seçkinlerin hedef aldığı insanlar sadece geçim araçlarından yoksun kalmaz, insan varlığının ta kendisi saldırıya uğramaktadır.Ve biz geçmişin somutluğunun yaratmış olduğu romantizmde salınıp duruyorken, geçmişin o ihtişami anti-emperyalizm bayraklarının arkasında artık yığınlar yok. Ve belki de bu yüzden denilebilir ki kendi dönemlerinin somut durumlarını açıklayan eski açıklamalar değişen dünyanda güçlerini yitirmiş olabilirler. Ve belki de buyüzden emperyalizm tartışması bugün yeniden devrimcilerin gündemindedir.

Ancak unutulmamalıdır ki mezar kazıcılar sadece tarihin ölü yükünü gömmekle kalmazlar, aynı zamanda tarihin ruhunu da serbest bırakırlar. Tarih meleğinin bizi bakmaya davet ettiği yıkıntılar arasında parlayan işte bu ruhtur ve bu ruh geleceği yeniden kuracağımız patikaları aydınlatacaktır.

Sefaletin sorumlusunun görünürlüğünün giderek kaybolduğu bir varoluşla karşı karşıya olduğumuz bugün, bizi gölge boksu yapmaktan kurtaracak yeni bir kavrayışa ihtiyacımız var. Varoluşumuzu mülksüzleştiren mülkiyet ilişkilerini küresel bazda çözecek bir kavrayışa... Ve elbette bunu gerçekleştirecek harekete ve bu hareketin gerçek insanlarına...

‘Zamanımızın gerçek insanları, kitle kültürünün kof, şişkin kişilikleri değil, ele geçmemek ve ezilmemek için direnen, acının ve alçalışın cehennemlerinden geçmiş fedailerdir.’


Socrates’e, Benjamin’e, Horkheimer’a ve elbette Arap’a selam.

Fiyat: 10 TL

Jan Otto Andersson: Emperyalizm
Prabhat Patnaik: Yeni Emperyalizm
David Harvey: Baskı Rejimine Rıza Göstermek
Ellen M. Wood: Küreselleşme ve Devlet: Sermayenin İktidarı Nerede?
Conatus: Devlet: Emperyalizmin Ana Halkası? (Leo Panitch ile Söyleşi)
Ben Fine: Küreselleşme ve Kalkınma Üzerine Eleştirel Bir İnceleme
Antonio Negri: İmparatorluk ve Çokluk
Arif Dirlik: İmparatorluk?
Werner Bonefeld: Küreselleşmenin Politikası
Walter Benjamin: Şiddetin Eleştirisi
Silvia Federici: Savaş, Küreselleşme ve Yeniden Üretim
George Caffentzis: Petrol İçin Akan Kana Hayır
Thomas Atzert ve Jost Müller: Polizeywissenschaft: Sürekli Savaş
Antonia Juhasz: İmparatorluğun Emelleri: Bush Yönetiminin Irak İçin Ekonomik Planı (ve Ötesi)
Chuck Hagel: ABD, NATO ve Büyük Ortadoğu
Joschka Fischer: Küresel Güvenlik Stratejisi ve NATO
Ghassan Hage: Daralan Toplum
Giorgio Agamben: Güvenlik ve Terör
Karl Kautsky: Ultra-Emperyalizm
Nikolai Buharin: Emperyalizm ve Dünya Ekonomisi (3. Kısım)
Emma Goldman: Vatanseverlik: Özgürlüğe Tehdit
Peter Linebaugh: Gecenin Devrimci Kaplanları

Site İçi Arama